Yapı, içinde bulunduğu millet bahçesiyle ilişkilerini yakın çevredeki dolaşım senaryo potansiyellerini gözeterek oluşturur. Arazinin batısında konumlanan festival alanı, mutfak sanatları akademisi ve kent müzesi önerilerinin oluşturacağı kullanım yoğunluğu düşünülerek yapının ana girişi, batı cephesini karşılayan bir tanımla yapıya kademeli olarak dahil olur. Proje alanın kuzeyinde kalan gölet kenarında öngörülen yaya dolaşımına eklemlenen merdiven ile projenin -2.50 ve -5.00 kotlarındaki kamusal açık alanlarına yeni bir alternatif giriş sağlanır.

Proje, 0.00 kotunda süreklilik gösteren çatı döşemeleri vesilesiyle peyzaj ile bütünleşik halde okunabilir. Millet bahçesi ile bütünleşen açık peyzaj alanları, atölye avlusu ve fuaye önünde tanımlanan yarı açık giriş avlusu ile kademeli bir giriş senaryosu kurgulanır. -2.50 kotunda dönemsel etkinliklere alan tanıyacak açık alan bu kottaki atölyelere hizmet eder. -2.50 ve -5.00 kotundaki atölyeler, derslikler, kafe ve çok amaçlı salon kullanıcıların bağımsız olarak dahil olabileceği şekilde kurgulanmıştır Mekanların yer yer çatı ya da duvar yırtıkları ile günışığı ile buluşması hedeflenmiş, farklı işlevlerin gerektirdiği ışık gereksinimleri ile iç mekanlar çeşitlendirilmiştir. Altında giriş avlusunu tanımlayan mimarlık kütüphanesinin kompozisyondaki yeri nadidedir. Bir yandan giriş avlusunun saçağı halinde işlevlendirilmişken diğer program ögelerine kıyasla en üst kotta yer alması simgesel bir tutum içerir. -5.00 kotunda yarı açık bir mekân olan giriş avlusu ile bağlanan fuaye, mimarlık merkezi ve müzeye ortak olarak hizmet eder. Bu alandan ulaşılan sergi holü, Mimar Sinan eserlerinin ve öğretilerinin aktarılacağı kalıcı sergi ve bölünebilir kurgularla önerilmiş geçici sergilerle tariflenir. Sergi holünün mimari karakterinin önemli vurgusu olan ince uzun çatı penceresi hol için kontrollü ve dramatik bir ışık kalitesi hedeflerken mekânın güney ve kuzey taraflarındaki bahçeler ile iç ve dış mekân arasındaki dengeye atıfta bulunulur. Topografyaya gömülmüş olan yapının açık, yarı-açık ve kapalı alan kurgusu birbirinin içerisinde mütemadiyen çözünerek ilerler. Mimarlık merkezi ve müze alanları için ışık kalitesini artıran ve dış mekân kullanım alanları sunan iç bahçeler birbirinin üzerinde kayan betonarme saçaklar arasındaki kısmi boşlukları oluşturur. Bu saçakların arasında düşeyde oluşturulmuş kot farklarının ve aralarındaki ince uzun açıklıkların yapının doğal havalandırma imkanlarına etkisi büyüktür. Böylelikle ne coğrafyanın içerisinde tamamen kaybolan bir yapıdan bahsetmek mümkündür ne de yerine ait olma kaygısından beyhude yersiz bir yapıdan... Ana fikir bu iki uç tutumun arasında bir yer tutarken, bulunduğu yeri üstlendiği işleve uygun olacak şekilde yeniden türetmeyi hedefler.

Mimar Sinan Müzesi Ve Mimarlık Merkezi

Tamirci Architects © 2022 / Tüm Hakları Saklıdır.
13/21 tarafından desteklenmektedir.